Yeni Kitap

Gazetecilerden biri “geliyorlar” diye bağırdı. Bir anda polis merkezinin önünde biriken kalabalıkta bir hareketlenme oldu. Polis elindeki suçluyu daha kapıdan çıkarırken flaşlar patlamaya başladı. Ülkenin o ana kadar gördüğü en büyük seri katilin fotoğrafı ertesi gün tüm gazetelerin birinci sayfalarını süsleyecekti. Herkes en “katil” yüz ifadesini çekebilmek ve ertesi gün tüm ülkenin nefretini bu aşağılık adam üstüne yoğunlaştırmak için birbirini yiyordu.

 

Polis teşkilatı hiçbir açıklama yapmamıştı. Adamın nasıl yakalandığı, kimleri öldürdüğü, nasıl bir motivasyona sahip olduğu, adı, soyadı… Bunların hepsi herkes için şimdilik muammaydı. En azından resmini çekip resimden edindikleri izlenim üzerine klasik yalan dolan gazeteciliği yapacaklardı.

 

- “Arkadaşlar lütfen açılın, emniyet müdürümüz birazdan size tüm açıklamaları yapacak” dedi o ana kadar polis muhabirlerinin hiçbirinin emniyette görmediği, takım elbiseli bir yetkili…

 

Dört polisin etrafını çevirdiği suçlu bitkin görünüyordu. Kimseyle göz göze gelmemek için bakışlarını yere çevirmişti. Suçlu gibi görünmüyordu. Düzgün saç traşı, markalı elbisesi, boyası yıpranmış olsa da olsa saygı uyandıran ayakkabılarıyla yolda görseniz katil diyemeyeceğiniz bir tipti bu adam. Gazeteciler tüm bu detayları fotoğraflamayı düşünecek ciddiyete sahip değildi.

 

Gazeteciler için varsa yoksa klişe sorular ev onlara alacakları alışılagelmiş cevaplar vardı. Bunun için içlerinden en acar olanı “pişman mısın” diye bağırdı seri katile… Katil iki kolundan sürükleyen polislere rağmen inanılmaz bir atiklikle durup soruyu soran gazeteciye doğru hamle yaptı:

 

- Ne yaptıysam sizler için yaptım. Eğer biraz aklınız varsa siz de aynı şeyi yaparsınız. Ben katil değil kurtarıcınızım!..

 

Gazeteciler afalladılar. Ama hemen yarısı cep telefonlarına hamle yaparak haber müdürlerini aradı ve bu bomba haberi verdi. O gün yapılacak basın toplantısında emniyet müdürü ne derse desin ertesi gün yayımlanacak haberlerde bu cümleler ön plana çıkacaktı. Bir anlamda gazetecilerin işi bitmişti. Bundan sonra yapılacak söylenecek her şey formaliteydi artık…

 

Apar topar arabaya bindirilen seri katil meçhul bir hapishaneye doğru yola çıkarılırken gazeteciler içeri alındı. Toplantı salonu normal halinden daha farklıydı: Sıradan günlerde, bir uyuşturucu taciri ya da terörist yakalandığında toplantı salonunun ön tarafında kurulan masanın başına geçirilir, gazetecilere birkaç dakika resim çekmek için zaman tanınır, ardından da kısaca nasıl yakalandığı, aslında yakalanan kişinin ne kötü adam olduğu anlatılırdı.